Bursa'nın Mudanya ilçesindeki kırsal mahallelerde yıllardır sayıları artan bağ evleri, son dönemde belediye ekipleri tarafından tek tek yıkılıyor. Alınan yıkım kararlarının ardından Mudanya Belediyesi ekipleri tarafından özellikle Çepni-Akköy bölgesine yoğunlaşıldı. Yapılan yıkımlara tepki gösteren vatandaşlar ise Mudanya Belediyesi'nin önüne gelerek Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ile görüşmek istedi. Görüşme talepleri gerçekleşmemesi üzerine de basın açıklaması yaptı.

"YABANCI OLSA BİZE BAYRAMI GÖSTERİRDİ"
Protestocu grup adına açıklama yapan geçmiş dönem MHP Mudanya İlçe Başkanı Selçuk Yılmaz, "Mudanya Belediyesi'nin önüne geldik bizi muhatap alan olmadı. Ramazan ayında yapılan bu yıkımları başka ülkede kimse yapmaz. Belediyenin başında yabancı ülkenin bir vatandaşı olsa bize bayramı gösterirdi. Bize bayramı göstermeden hukuksuz bir şekilde sularımız kesildi. Yine hukuksuzca çitlerden atlayarak elektrikleri kestiler. Evet bize tebligatlar geldi ama bizler kaçak villa, otel yapmadık. Gidin Bademli bölgesinde dünya kadar villaların kaçak çıkmaları, havuzlar var. Bunları defalarca kere söylememize rağmen işlem yapılmadı. Bizler 2-3 kat betonarme evler yapmadık. Bize bayramı göstermeyen Mudanya Belediyesi'ni ve Başkanı'nı Allah'a havale ediyoruz" dedi.

Mudanya İlçesi Bademli Bölgesi'ndeki villaların sonradan yapılan kaçak bölümlerinin olduğu ifade ediliyor. İnşaat mühendisi olan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç'ın firmasının da bölgede çok sayıda projesi bulunuyor.
2 BİN YAPININ YIKIM SÜRECİ BAŞLAMIŞTI
Mudanya Belediyesi, geçtiğimiz aralık ayında ilçe genelinde 2021 yılı ve öncesinde haklarında yıkım kararı kesinleşmiş yaklaşık 2 bin ruhsatsız ve kaçak yapı için yıkım sürecini başlatmıştı. Konuyla ilgili olarak açıklama yapan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, “Adalet Bakanlığı soruyor, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı soruyor, Tarım Bakanlığı soruyor, İçişleri Bakanlığı müfettişleri soruyor. Sorulan soru çok net: Yıkım kararı alınmış, tebliğ edilmiş ve tüm hukuki süreci tamamlanmış bu yapılar neden hâlâ duruyor? Bu, sadece belediyemizin değil, devletin tüm kurumlarını ilgilendiren bir kamu sorumluluğudur. Bugün yapmadığımız her işlem, yarın çok daha ağır sonuçlarla karşımıza çıkar. Tek bir insanın canı her şeyden önce gelir” ifadelerini kullanmıştı.