Mudanya, doğası ve tarihiyle bir kez daha unutulmaz bir organizasyona ev sahipliği yaptı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında düzenlenen DOCA Tirilye Ultra Trail Maratonu, uluslararası katılımcıların da yer aldığı geniş bir sporcu kitlesini Tirilye’de buluşturdu.

“Doğanın ve Tarihin İzinde Koş” temasıyla gerçekleşen 54 ve 29 kilometrelik parkurların startı Tirilye sahilinde verildi.

Başlangıç noktasında Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve organizasyonu düzenleyen Bursa Koşu Akademisi ile DOCA Tekstil yetkilileri bir aradaydı. Katılımcılar, zeytinliklerin arasından geçen patikalarda, yamaçlardan ve sahil boyunca uzanan eşsiz manzaralar eşliğinde ilerledi. Dereköy Kilisesi, Kapanca Korsan Limanı, Aya Yani Manastırı ve Taş Mektep gibi simgesel noktalardan geçen parkur, Mudanya’nın tarihine dokunan bir deneyime dönüştü. Sporcular, sadece bir maraton koşmadı; aynı zamanda kentin hafızasında bir yolculuğa çıktı.

Yarışın 54 kilometrelik zorlu parkurunda erkekler kategorisinde Fransız sporcu Ludovic Pommeret, kadınlarda ise İlknur Yaman birinciliğe ulaştı; 29 kilometrelik parkurda ise erkeklerde Helio Fumo, kadınlarda Hilal Oruç zirvede yer aldı.
DALGIÇ: "SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZMİN TEMELİ"
Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, ilçenin doğal ve tarihi zenginlikleriyle yalnızca yerel değil, uluslararası ölçekte de dikkat çeken bir turizm destinasyonu olduğunu vurguladı.

Tirilye’de ilk kez düzenlenen yarışa gösterilen yoğun ilginin, benzer etkinliklerin devamı için güçlü bir motivasyon sağladığını belirten Dalgıç, “Bir sporcu olarak sporun birleştirici gücüne inanıyorum. Bu nedenle Mudanya’da düzenlenen her spor etkinliği bizim için aynı zamanda tanıtım ve bağ kurma fırsatıdır.” dedi. Dalgıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Katılımcılar sadece koşmadı; doğayla, tarihle ve kentle derin bir bağ kurdu. Mudanya’nın ve Tirilye’nin neredeyse her köşesini adımladı. Turist olarak geldiklerinde fark etmeyecekleri ayrıntıları bu vesileyle deneyimliyorlar. Bu da bölgeyle kalıcı bir bağ kurulmasına olanak tanıyor. Ardından yeniden geliyor, sevdiklerini de getiriyorlar. İşte bu döngü, sürdürülebilir turizmin temelini oluşturuyor.”