Ara
46,2874 %0.15
53,6017 %-0.16
6.277,08 % 0,31
10.263,02 % 0,31
Bursa
Kapalı
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Bursabiliyor KÜLTÜR & SANAT Yazar Hakan Akdoğan Nilüferlilerle buluştu

Yazar Hakan Akdoğan Nilüferlilerle buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Koza Buluşmaları’nın 2025 yılındaki ilk konuğu, ödüllü yazar Hakan Akdoğan oldu. Akdoğan, “Uysal Bedenler ve Mahremiyet Erozyonu” başlıklı söyleşisinde kimlik, iktidar ve mahremiyet üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Nilüfer Belediyesi, 2025 yılının ilk Koza Buluşmaları etkinliğinde yazar Hakan Akdoğan’ı ağırladı. Edebiyatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği ve Koza Kütüphane’de düzenlenen söyleşide; “Uysal Bedenler ve Mahremiyet Erozyonu” konusu ele alındı. Yazar Hakan Akdoğan, modern dünyada bireylerin iktidar mekanizmaları tarafından nasıl şekillendirildiğini ve sosyal medyanın gözetleme kültürüne etkilerini anlattı.

Modern ve postmodern dünyada beden, kimlik ve iktidar ilişkisi üzerine görüşlerini paylaşan Akdoğan, “Bedenin iktidarla olan ilişkisi tarihin her döneminde varlığını sürdürüyor. Hepimiz, içine doğduğumuz dilin ve kimlik kalıplarının etkisine maruz kalıyoruz” dedi.


Söyleşide özellikle biyo-iktidar kavramı üzerinde duran Akdoğan, sosyal medyanın gözetleme ve teşhir aracı haline geldiğini belirterek, bunun biyo-iktidarın en büyük silahı olduğunu söyledi. “Günümüzde herkes adeta bir kamerayız, hepimiz bile isteye gözetliyor ve gözetleniyoruz" diyen Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sosyal medya; gözetlemenin, gözetlenmenin, teşhir etmenin ve edilmenin en önemli aracı ve biyo-iktidarın en büyük silahıdır. Çünkü biz bile isteye nerede ve kimlerle olduğumuzu duyuruyoruz. Bunu da seve seve yapıyoruz. Yapmazsak da norm dışı kalıyoruz.”
Mahremiyet erozyonunun, günümüzün en önemli sorunlarından biri olduğuna dikkat çeken Akdoğan, “Bizler dünya tarihinde mahremiyet erozyonunu en çok yaşayan nesiliz. Bunu bizden sonrakiler daha fazla yaşayacak. Bilgisayarınızın, telefonunuzun başında attığınız her adım, mahremiyet erozyonuna neden oluyor. Ancak kaçınılmaz olarak da bunu yapmak zorundayız” ifadelerini kullandı.


Günümüz toplumunda bireylerin sürekli bir performans sergilemek zorunda kaldığını da vurgulayan Hakan Akdoğan, “Hayatımız boyunca hep bir performans sergiliyoruz. Performans, bir kimlik haline gelmeye başlıyor. Halbuki performansımız kimliğimiz değildir. Kimlik bireyin temeli değildir. Kimlik inşa edilebilir, değiştirilebilir ve söylemle dönüştürülebilir” şeklinde konuştu.
Modern dünyada özgürlük kavramının da tartışmalı olduğunu belirten yazar, “Belirli bir çerçeve içinde, tanımların içinde özgür olmaktan bahsediyoruz. Bunun için de mücadele ediyoruz. Ama gerçek özgürlük bu mu tartışılır. Çünkü çerçevenin içinde kalmak uysal bir bedene sahip olmak demektir” değerlendirmesinde bulundu.
Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Hakan Akdoğan, “Kenet” isimli kitabını da okurları için imzaladı.
 

Kaynak: nilüfer.bel.tr
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *