Ara
46,2874 %0.15
53,6017 %-0.16
6.277,08 % 0,31
10.263,02 % 0,31
Bursa
Kapalı
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Bursabiliyor BURSA Uludağ Üniversitesi'nde Nevruz coşkusu

Uludağ Üniversitesi'nde Nevruz coşkusu

Türk tarihinde baharın gelişinin simgesi olarak kabul edilen Nevruz Bayramı, Bursa Uludağ Üniversitesi’nde (BUÜ) yüzlerce öğrenci, akademik ve idari personelin katılımıyla kutlandı.


BUÜ Türk Devletleri ve Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (TÜDAM) organize ettiği ve Türk Ocağı Bursa Şubesi ile Yörük Türkmen Birliği’nin de destek verdiği etkinlik, Görükle Kampüsü’ndeki Atatürk Anıtı’nda başladı. Açılış töreninin ardından katılımcılar Mehter ekibinin öncülük ettiği kortejle programın düzenleneceği alana geldi. Etkinlikte BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Türk Ocağı Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı ve TÜDAM Müdürü Prof. Dr. Ferhat Kurtulmuş da hazır bulundu.


Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, kolektif anlatım olan mitlerde Nevruz’un Türklerin bağımsızlığa kavuştukları önemli bir gün olarak bayram olarak kutlandığının altını çizdi. Türkistan sahasında, Ön Asya’da ve geniş bir coğrafyada asırlar boyunca kutlanan bu bayramın önemine işaret eden Prof. Dr. Cafer Çiftçi; “Bu hikaye; bizim geleceğimize yön veren, direncimizi sağlayan, özgürlüğümüzü ve her bitkinliğimizde yeniden dirilişimizi düşünmemize etki eden önemli bir anlayışı ifade eder. Milattan önce 350’li yıllarda yaşanıldığı değerlendirilen bu olayla ilgili çok farklı tarihler vardır. Ancak en az 2 ile 3 bin yıllık geçmişi olduğuna inanıyoruz. Nevruz, hem özgürlüğe kavuşma, hem yeni yıla geçiş, hem de baharın başlangıcı olarak bizlerde çok önemli izler bırakır. Başka toplumlarda da böyle günler vardır. Bizde bunun ötesinde bir özgürlük, bir mücadele, bir hedef belirleme ve bir ülkü söz konusudur. Ne mutlu ki Türklerin yaşadığı her coğrafyada bu bayramlar var ve var olmaya devam ediyor. Ben de buradan Türklerin yaşadığı tüm coğrafyaya tek tek selam gönderiyor ve bayramlarını kutluyorum” dedi.


Prof. Dr. Çiftçi, konuşmasının sonunda bulunduğumuz coğrafyanın ateşten bir çember haline geldiğine dikkati çekerek; “Etrafımızda yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen, Türklerin olduğu her yerde gerçekten bir huzur, bir sükûnet ve bir sabır var. Gençlere tavsiyem; etrafınızdaki gelişmeleri takip edin ancak asla teknolojik gelişmelerden geride kalmayın. Yapay zeka, robotik kodlama, nano teknoloji ve yazılım gibi konularda kendinizi donatın. Çünkü savaşlar artık geçmişteki gibi değil. Biz bu coğrafyada var olmak istiyorsak ve Nevruz bayramını ebediyete kadar kutlamak istiyorsak, kesinlikle bu teknolojilere sahip olmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.


Azerbaycanlı öğrencilerin hazırladığı semeni sepetini Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi’ye takdim etmelerinin ardından nevruz ateşinden atlama ve demir dövme gelenekleri de yerine getirildiği program, protokolün Mediko Binası önündeki öğrenci topluluk stantlarını ziyaret etmesiyle sonra erdi.
 

Haber Merkezi: Süleyman Turunç
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *